1 Şubat 2015 Pazar

ŞUBAT'TA SİNEMA BİR BAŞKA!

Ve yılın o beklenen zamanı geldi çattı... Şubat ayı her zamanki gibi bol bol film izleyip partileyeceğiz. Biraz geç oldu ama if istanbul film seçimlerim sizlerle. Aslında çok zorlandım çünkü bu sene bir sürü şahane film var. Her kategoriden bir iki film seçtim çünkü malum iş var güç var ve sadece bazılarına gidebileceğim. Bakalım bu sene neler izleyeceğiz...

52 Salı
Bu senenin ses getiren Avustralya filminde, 16 yaşındaki Billie, trans olduğunu açıklayan annesinin geçiş sürecinde ona destek olmaya çalışırken, diğer yandan kendi cinsel uyanışının getirdiği sorularla yüzleşir.

Kabile
Konuşma yok. Anlatıcı yok. Altyazı yok. Müzik yok. Tamamı işitme engelli insanlardan oluşan bir oyuncu kadrosu.Filmin ilk birkaç dakikasından sonra konuşma ve altyazının eksikliğini unutup ergenliğin sınırları zorlayan fevriliğine ve acımasızlığına teslim olacaksınız. Duyabiliyor olmanızın önem kazandığı tek sahnede ise sağır olmayı yeğleyeceksiniz.

Büyük Gözler
Her daim sevilesi Tim Burton'dan her daim geçerli bir sosyal eleştiriMargaret Keane, koca gözlü sahipsiz yüzlerin ressamı. 60’larda bir dönem sansasyon yaratan ve Andy Warhol’a ilham verdiği iddia edilen resimlerin... Resimlerin sanatsal değeri ve Pop Art üzerindeki etkisi tartışmalı, ancak sanatın kopyalanıp kitlelere ucuza satılmasının önünü açtığı kesin. Bu pazarlama yöntemi, karısının resimlerini satabilmek için elinden geleni ardına koymayan, hatta onları kendisi resmetmiş gibi bile yapan kocasının icadı. Geçtiğimiz yüzyılın muhtemelen en büyük sahtekarlıklarından birinin hikayesi. Ama ondan daha ciddi başka bir mesele çanak tutmasa, göze alınamayacak türden bir sahtekarlık bu: Kadının sömürüsü.

Birdman
Batman’in Michael Keaton’ı, en çok Birdman rolüyle hatırlanan Riggman adlı bir oyuncuyu canlandırıyor. Yönettiği ve oynadığı kısa tiyatro oyununun maddi, manevi, kimliksel, mesleksel her derdine deva olabilmesini umut ediyor. Lakin süreç aklının sınırlarını zorlayan bir deneyime dönüşüyor. Kameranın sürekli takibi, Riggman’in her nefes alışını ya da alamayışını duymamıza neden oluyor. Sanki Michael Keaton’ın hayatından gerçek anlar çalar gibi... 

Prenses Kaguya Masalı
Studio Ghibli’nin bu son mucizesi, aynı zamanda stüdyonun kurucularından olan Isao Takahata’nın 1999 tarihli Komşularım Yamadalar’dan beri ilk filmi. Masalları özleyenler için duyusal bir şölen sunan Prenses Kaguya Masalı el yapımı suluboya çizimleri ve muazzam güzellikteki dokunuşlarıyla bize adeta başka bir dünyadan sesleniyor.

1001 Gram
Marie her şeyin ölçülebilir, biçilebilir olmasını seviyor. Fakat mutluluk nasıl ölçülür? Bir yaşamın kaç kilo geldiği nasıl bilinebilir? Norveç'in sıra dışı komedi ustası Bent Hamer'dan insan olmanın tuhaflıklarına dair yepyeni bir film.

Ben, Michael
2007 yılında, eşcinsel hakları savunucusu, hayatını o âna kadar kuir kimliğiyle sürdürmüş Michael Glatze arkadaşlarını ve yakınlarını şoke eden bir kararla “eşcinsellikten vazgeçtiğini” açıklar. Bununla da kalmaz, Hıristiyan bir rahip olarak yaşamını devam ettirmeye karar verir. Ona böyle bir kararı aldıran nedir? 

Makul Davranış
Kahraman sorar: “İnsanlar nasıl tanışır, birbirlerinden hoşlandıklarına karar verir ve hoşlanmaya devam ederler?” Elbette filmin bu çözülemeyen probleme (ya da anlaşılmayan mucizeye) önerdiği bir formül yok; ama onun yerine, “atlatmayı” çok etkileyici, komik ve günümüze dair bir dille anlatıyor. 


Gece Yarısı Sokakta Tek Başına Bir Kız 
İran’ın ilk vampir/western filmi olarak lanse edilen Gece Yarısı Sokakta Tek Başına Bir Kız bizi hayalî yeraltı kenti Bad City’nin karanlık ve tenha köşelerine davet ediyor. Ölümsüzlüğünün keyfini çıkaran Kız bu terkedilmiş kentin kasvetli sokaklarında gezinmekte, av peşinde koşmaktadır. Drakula kostümlü Arash’la karşılaşması romantik kıpırtılar başlatacaktır. Büyüleyici siyah-beyaz görüntülerin ve psikedelik müziklerin eşliğinde muhteşem bir soundtrack ile uzun süre akıllara kazınması muhtemel atmosferik ve distopik bir dünyanın kapıları açılır.

 Aylak Vampirler
Ve bir başka vampir filmi daha fakat bu herhangi bir tane daha vampir filmi değil. Nihai vampir filmi! Pek çok eleştirmen tarafından yılın en iyi komedisi ilan edilen film, dört ev arkadaşının geçim ve geçinme dertlerini konu ediyor.

31 Ocak 2015 Cumartesi

DUYGUSAL DİŞ HEKİMLİĞİ: VISAGISM!

Dental materyal ve tekniklerdeki inanılmaz değişimler ile günümüzde çok daha minimal yaklaşımlarla dişlerin şekil ve fonksiyonları restore edilmektedir. Bununla birlikte, final restorasyonlar bazen hastanın beklentilerini karşılamamaktadır, bu çoğu zaman tecrübelerimize dayanarak yaptığımız gülüş dizaynı ile hastanın karakterinin uymamasından kaynaklanır. Hasta restore edilmiş dişlerini kendine ait hissetmemektedir. Bu uyumsuzluğun kaynağını bulmak çok zordur. 

Son 10 yıl içinde dental klinisyenler tüm yüz ve diş şekillerini harmonize etmeye çalışmışlardır. Bu amaçla son yıllarda visagism oluşturulmuştur. Bu konsept sadece estetik olarak değil, aynı zamanda hastanın imajını oluşturan psikososyal davranışlarıyla da uyumlu restorasyonlar yapmamıza olanak sağlar. Bu konuda en büyük zorluk hastanın kişilik özellikleri ve isteklerini açığa çıkarmaktır. Böylece diş ve yüz harmonisi içinde bunu diş formlarına çevirebiliriz. Bu amaca ulaşmaya güzellik diyoruz. Nörolojist Joseph Le Doux tarafından çoğunlukla kabul görüldüğü üzere, limbik sistem duyguların yaratılmasından sorumlu değildir. Bir çok otonom sistem hayatı devam ettirme fonksiyonlarından sorumludur, thalamus bir çok duyguya neden olan temel örnek olarak tanımlanmıştır. Bu bir şeklin,imajın neden ani duygusal reaksiyona yol açtığını açıklamaktadır. Kişisel olarak gözlemlediğimizde duygusal beyin ilk olarak çizgi,şekil ve rengin kombinasyonu olarak algılar. Görsel kortex uyarılmasıyla imaj tümüyle algılanır.

Visagism Fransızca "visage" yani yüz kelimesinden türemiş, artist Philip Hallawell tarafından geliştirilmiş ve popüler hale gelmiştir.Visagism duygusal kimliğini ortaya çıkaran kişisel imajının yaratılmasını sağlar. Bu konseptte klinisyenler gülüş dizayn ederken hastanın fiziksel görünüşünü, kişilik özeliklerini ve isteklerini harmanlar. 

Araştırmalar göstermiştir ki, bazı sembol ve şekiller tüm kültürlerde aynı anlamı taşımaktadır. En basiti dişlerin çenedeki sıralanma şekli, üçgen kare, ovoid (yuvarak) veya bunların varyasyonlarıdır. 

Henüz tam nasıl oluştuğu bilinmemekle beraber belli şekillerin beynimizde belli duygular uyandırdığı saptanmıştır. Vertikal (yukarıdan -aşağıya) düz hatlar: gücü, otoriter kişilik yapısı,liderlik ve iktidar özelliklerini öne çıkarırken, Horizontal (sagdan- sola dogru) düz hatlar ise: doğum yaşam ve ölüm gibi dengeyi huzuru ve sükuneti ifade ederken; Eğimli hatlar:dinamizm, hareketlilik ve neşeyi ifade eder. Yuvarlak hatlar ise: duygusallık,kibarlık,dişilik gibi duyguları uyandırır.








Bunu diş hekimliğine uygulayacak olursak, beden dili uzmanlarına göre, iki bireyin iletişiminde kişiler farkında olmadan yüzün alt kısmına konsantre olmaktadır. İlk önce dişlerin özellikle de ön iki dişin dış hatları beyin tarafından algılanmaktadır. Dişhekimleri ön bölgede dişlerin şekillerini belirlerken hastaların kişilik özelliklerini göz önüne alarak karar verdiğinde tedavi sonunda hastaların kişilik özelliklerini doğru yansıtan hastaların inanılmaz memnun olduğu, başarılı restorasyonlar yapabilirler. Son yıllarda genel olarak diş hekimlerince kabul görmüş güzellik modeline göre kriterleri şu şekilde sıralayabiliriz: 

1. üst dudak yukarı doğru bir kavis oluşturarak (pozitif gülüş şeklinde isimlendiriyoruz) santral kesici dişlerin diş eti kenarında yer almalıdır. 
2. gülümseme esnasında sadece üst dişler arasındaki dişeti görünmelidir, 
3. altı adet ön dişler ile 1. küçük azı dişlerinin ön yüzü görünmelidir. 
4. alt dudak hattını üst kesici dişlerin kenarlarından geçen çizgi takip etmelidir. 
5 dudak kenarından görünen siyah üçgen kısımlar iyi dizayn edimelidir. 
6. üst ön dişlerin orta hattı yüzün orta hattı ile olabildiğince uyumlu olmalıdır. 
7. ön dişlerin konumu üst dudak desteği göz önüne alınarak yerleştirilmelidir. 
8. F ve v harfleri söylenirken üst dişler alt dudağa temas etmelidir. 
9. S harfi ile dişler arasında istenen mesafe kontrol edilmelidir. 
10.dişler ark üzerinde uyumlu sıralanmalı ve boyutlan tek tek değerlendirilmelidir. 


  
 
 
  
Braulio Paolucci, DDS Marcelo Calamita, DDS, MS, PhD Christian Coachman, DDS, CDT Galip Gürel, DDS, MS Adriano Shayder, CDT Philip Hallawell

30 Ocak 2015 Cuma

SARKMALARA CERRAHİSİZ TOPARLAMA: TREAD LİFT!

Artık kliniğimde estetik uygulamalar da sıklıkla yapıyorum ve ben daha çok cerrahi gerektirmeyen uygulamaları seviyorum. Yüz bölgesindeki sarkmalara karşı cerrahisiz yöntemlerden biri de genelde örümcek ağı olarak bilinen Tread lift yöntemi. Şimdi size bu yöntemi anlatacağım…



Yüz yaşlandıkça sadece hacimsel kayba uğramaz. Aynı zamanda yerçekimi etkisi ile yatay yönde sarkmaya başlar. Bu duruma bağlı olarak yüz ovalinde bozulma olur.Günümüzde bu sorunları hızla azaltan ve yüz görünümünü bir anda değiştiren teknikler gelişti.

Bu tekniklerden biri Tread lift yöntemi. Ameliyatsız yüz germe yöntemi Polidioksanon (PDO) içeren cerrahi dikiş ipliklerinin kullanıldığı bir teknik. Bu yöntem estetik cerrahların özellikle erken dönem yüz değişikliklerinin başladığı vakalarda ve yüz germe ameliyatına girmek istemeyenler için arayışları sonunda geliştirdikleri bir tekniktir.

Yurt dışında Thread lift, ülkemizde ise örümcek ağı veya balık kılçığı yöntemi gibi isimlerle anılan bu yöntem aslında yeni bir teknik değil. Yaklaşık 13-14 yıl önce başlamış olan bu teknikte son 3-4 yılda çok hızlı ilerlemeler kaydedildi. Ve günümüzde birçok vakada yüz germe ameliyatları yerine sadece Thread lift tekniği uygulanır oldu.

Thread lift nasıl etkili oluyor?

Thread yani deri altında kendiliğinden eriyen dikiş ipleri normalde yara iyileşme mekanizmasını uyaran ve yeni destek doku elde edilmesini sağlayan cerrahi malzemelerdir. Bu özelliği üzerine eklenen çentikler sayesinde derinin gerginliğini arttırır ve sarkan alanların yukarı taşınarak daha düzgün bir yüzey elde edilmesini sağlar. Uygulama alanında yeni oluşan kollajen destek dokusunun büzüşerek zamanla daha da gergin olmasına neden olur. Cerrahi iplikler doku içerisinde kalınlığına ve yapılış şekline göre 1-4 ay içerisinde erirler. Fakat doku içerisinde elde edilen düzelme iki yıl kalıcı olur. Bu süreç bazı vakalarda daha da uzun olabiliyor.

Thread Lift hangi bölgeleri düzeltmede kullanılır?

Kaş kaldırma,Alın germe,Yanak germe,Çene hattının düzeltilmesi,Boyun germe,Göğüs dikleştirme,Popo kaldırma amacıyla uygulanıyor.

Thread Lift ağrılı bir uygulama mıdır?

Doğal olarak iğne ile uygulanan her yöntemde bir miktar ağrı olabilir. Fakat uygulama alanının bölgesel uyuşturulması ile ağrı hissi ortadan kaldırılabilir.

Diğer anti-ageing yöntemleri ile birlikte uygulanabilir mi?

Thread lift tekniği derideki sarkmayı düzeltir. Fakat deri yüzeyindeki diğer sorunlara etkili olmaz. Bu nedenle diğer tedavi teknikleri ile birlikte kullanıldığında elde edilecek sonuç çok daha tatmin edici olur.

Tekrar uygulama ne zaman gerekir?

Thread lift uygulaması sonrasında sonuçlar beş - on ikinci haftalarda görülür. Genelde üç ayın sonunda ek uygulama gerekip gerekmediğine bakılır. Gerekli ise mini uygulamalar ile rötuş yapılır. Daha sonra farklı bir uygulama gerekli değil ise yıllık aralarla kontrol edilir.

Thread lift uygulaması sonrasında kaç günde normal hayata dönülür?

Uygulama sonrasında yüzde hafif şişlikler , bazı alanlarda küçük deri altı kanamalara bağlı morartılar olabilir. Genelde uygulamadan sonra iki gün banyo yapmaya izin verilmiyor. Daha sonrasında banyo yapılabilir. Genelde şişlikler 48 - 72 saatte geriler.

Uygulamadan üç gün sonra makyaj yapılarak normal hayata dönülebilir.

23 Kasım 2014 Pazar

BOTOKS? DOLGU? HANGİSİNİ YAPTIRMALI?


Botoks ve dolgu artık estetik denilince ilk aklımıza gelen iki uygulama. Gerçekten ikisi de vakaya göre oldukça başarılı sonuçlar veren ve sıkça uyguladığımız tedaviler. Fakat aslında botoks ve dolgunun endikasyonları ve kullanım amaçları çok farklı ve bilinçsizce yapılan uygulamalar sonucunda istenilmeyen sonuçlar oluşabiliyor. Gelin botoks ve dolgu neymiş ne değilmiş bir bakalım...

Botoks, kırışıklıkların altındaki kaslarda geçici felç oluşturma esasına dayanarak uygulanıyor. Kaslar felç olduğunda hareketsiz kalıyor, dolayısıyla üzerindeki cilt gerilip, büzüşmediği için birçok kırışıklık kayboluyor. Özellikle 20'li yaşların sonunda oluşmaya başlayan kırışıklıkların daha başlamadan önlenmesi için 24-25 yaşından itibaren botoks yaptırmak by kırışıklıkların önünü kesmeye yardımcı oluyor. Botoks uygulaması bir yönüyle mucizevi sonuçlar yaratırken, sıkça ve yüksek dozda kullanılması kişide mimiksiz, şaşkın ve donuk bir yüz ifadesi oluşmasına neden oluyor. Bu tür bir durumda hasta bu ifade ile ortalama altı ay geçirmek zorunda kalıyor. En sık karşılaşılan komplikasyon üst göz kapağında düşme oluyor, ki bu durum bir süre sonra ortadan kalkıyor. Gözlerin kenarında oluşan kaz ayakları, her iki kaş arasında dikey uzanan ve kişiyi kızgın gösteren çizgiler, alın çizgileri, ileri yaşta görülen boğaz derisindeki yelelenmeler ile bazı durumlarda uygulanan kaş kaldırma operasyonları dışında botoks uygulaması önerilmiyor.
 Dolgu; derin olukların altının doldurularak daha az belirgin hale gelmeleri ya da dudak ve elmacık kemikleri gibi belirgin olması istenilen alanların şişirilmesi amacıyla uygulanıyor. Dolgu uygulamalarında iki ayrı malzeme kullanılıyor. İlk grubu, hyalüronik asit, kolajen ya da hidroksiapatit içerikli ürünler oluşturuyor. Ancak bu ürünlerin kalıcı olmaması ve altı ay ile bir yılda tekrarlanma gerekliliği uygulamayı maliyetli hale getiriyor. İkinci grupta ise hastanın kendi vücudundan alınan “otojen yağ grefti” yer alıyor. Dolgu maddesi hastanın vücudundan alındığı ve içerisinde kök hücre barındırdığı için cilde parlaklık ve canlılık kazandırıyor. Sağlık açısından da herhangi bir risk oluşturmayan bu malzeme; meme büyütme, basen ve kalça genişletme gibi büyük hacimli değişimlerde rahatlıkla kullanılabiliyor. Uygulamayı takip eden üç hafta içinde hedeflenen cilt görünümü elde edilebiliyor. Hazır dolgulara göre biraz daha maliyetli olması ve ilk uygulamada konulan yağın bir kısmı eridiği için ikinci uygulama gerekebilmesi, yöntemin dezavantajları arasında sayılıyor.
Sonuç olarak genel kanı botoks ve dolgunun birbirine alternatif ya da rakip uygulamalar olduğu yönünde. Oysa bu iki cerrahi dışı yöntem birbirlerini tamamlıyor. Örneğin, yüzünüz tamamen hareketsizken var olan çukurlaşma ve oluklaşmalar “statik kırışıklıklar” olarak adlandırılıyor. Bu kırışıklıklar ancak dolgu maddeleriyle doldurularak tedavi edilebiliyor. Yüz hareketsizken görülmeyen ancak mimik kasları çalıştığında ortaya çıkan kırışıklıklar ise “dinamik kırışıklıklar” olarak ifade ediliyor. Bu sorun ise botoks uygulamasıyla, mimik kaslarının hareketi sınırlandırılarak tedavi ediliyor. Ayrıca botoks ve dolgu uygulaması ile gülüş hattının düzenlenmesi, diş etlerinin sağlıklı görünüme kavuşturulması, dudak ve çevresinin estetiğinin sağlanması gibi işlemler ihtiyacınıza göre uygulanabiliyor. Yani rastgele botoks veya dolgu uygulanmıyor ihtiyacınız neyse ona göre botoks veya dolgu tercih edilebiliyor. En doğru uygulama için hekiminize danışmanızı öneririm.

21 Kasım 2014 Cuma

YENİ BİR GÜLÜŞ İÇİN: LUMINEERS!

Herkes beyaz dişler, estetik ve güzel bir gülüş ister. Estetik bir gülüşe sahip olmak için mevcut dişlerinizi küçültmek, dişler üzerinde çok fazla işlemler yapmak gerekiyordu eskiden. Lumineers ile artık mevcut dişlerinize dokunmadan yeni beyaz ve estetik dişlere sahip olabileceksiniz. Ayrıca anestezi yapmaya da gerek duymadan ağrısız,acısız toplamda 1 saat içinde yeni bir gülüşe sahip olacaksınız.

Öncelikle ilk seansta dişlerinizin ölçüsünü alıyoruz, gülüş tasarımı yaparak size uygun gülüşü belirliyoruz ve geçici dişlerinizi yapıyoruz. Sonra herşey tamamsa yaptığımız tasarıma uygun laminalarınız geliyor ve dişlerinizin üzerine yapıştırıyoruz. Hepsi bu sadece iki seansta yepyeni bir gülüşünüz oluyor.

Lumineers laminaları kontakt lens inceliğinde olduğu için dişinizin üzerinden madde kaldırmadan yapılabiliyor. Ayrıca çok güçlü porselenden yapıldığı için oldukça sağlam. Yapıştırdıktan sonra yerinden çıkması da oldukça zor ve oldukça uzun ömürlü. Porselen olduğu için renkleşme gibi bir durum da söz konusu değil.

Lumineers ile nasıl sonuçlar elde edebileceğinize örnekler aşağıda...

                              ÖNCE                                                                             SONRA
                         










 








































Lumineers ile ilgili daha fazla bilgi almak ve sertifikalı hekimler için tıklayın...